Boyun bölgemizde 7 adet kemik omurga kemiği ve bunların arasında 5 adet intervertebral disk vardır. Disk, omur adı verilen kemiklerin arasında yastık işlevi gören ve omurları birbirine bağlayan bağ dokusundan oluşmaktadır. Disk dokusunun orta-santal kısmı “nukleus pulposus” denilen daha yumuşak yapıda iken çevresi “anulus fibrosus” denilen sağlam bir dokudan oluşmaktadır.
Boyun, başımızı her yöne çevirmemizi sağlayacak hareket yeteneğine ve başın ağırlığını taşıyabilecek bir yapıya sahiptir. Bu hareketleri omurlar arasında bulunan diskler, eklemler ve bağlar aracılığı ile sağlar. Boyun omurları içerisinden omurilik geçer. Omurlar arasında bulunan “foramen” dediğimiz deliklerden ise omurilikten ayrılarak kollara giden sinirler çıkar. Bu sinirler, kol kaslarının hareketini ve duyusunu sağlamaktadır. Boyun omurları hareketli bir yapıya sahip olduğu için boyun ağrısı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Erişkin yaş grubunda insanların yarısı yaşamlarında en az bir kez boyun ağrısı atağı geçirirler.
Her boyun ağrısı boyun fıtığı değildir. Çeşitli sebeplerle (yaşlanma, travma, sigara kullanımı, yanlış duruş pozisyonu, mesleki maruziyet vb.) diskin dış bağındaki bozulma diskin iç kısmında bulunan jelatinöz yapının dışarı çıkmasına, omuriliğe ve sinirilere baskıda bulunmasına sebep olmaktadır. Klinik olarak boyun ağrısıyla başlayan ve daha sonra genellikle tek taraflı olarak ortaya çıkan kollarda ağrı, uyuşma ve kuvvet kaybına neden olabilen bu durum boyun fıtığı olarak tanımlanmaktadır.
Risk Faktörleri
- Boyun bölgesini zorlayacak sürekli ve ağır hareketler
- Trafik kazası, düşme, çarpma gibi ani ve yüksek enerjili travmalar
- Boyun omurgasını ve kaslarını zorlayacak yükler taşınması, yüksekteki bir şeye onun seviyesine ulaşmadan uzanmaya çalışmak ve vücudu dik tutmamak.
- Duruş bozukluğuna yol açan uzun süreli masa ya da bilgisayar başında oturmak
- Uzun bir boyun yapısına sahip olmak
- Yaşlanma ile disklerin su içeriğinin azalması
- Sigara kullanımı direk etki ile boyun fıtığına neden olmasa da bağ dokunun beslenmesini bozarak dolaylı yoldan etki etmektedir.
Boyun fıtığında hastanın ağrısı boynundan ziyade kolundadır. Genellikle boyundan tek bir kola yayılan ağrı, kolda veya elde olan uyuşma ile ortaya çıkar ve buna etkilenen tarafta kuvvet kaybı eklenebilir. Sol kolda şikayetleri olan bir hastanın kalp kaynakları ağrılardan ayırıcı tanısının dikkatle yapılması gerekmektedir. Büyük boyun fıtıklarının omuriliğe ileri derecede bası yaptığı durumlarda, görüntülemelerde omurilikte patolojik sinyal değişiklikleri görülebilir, bacaklarda uyuşma ve kuvvet kaybı gibi bulgularla beraber patolojik refleksler ve refleks artışı görülebilir.
Tanı & Tedavi
Boyun fıtığı tanısı için öncelikle detaylı bir hikaye ve nörolojik muayene gereklidir. Muayene sonrasında boyun fıtığından şüpheleniliyorsa direk grafi, manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı tomografi (BT) ve EMG gibi testler yapılabilir. EMG yapılması, el yada dirsek bölgesindeki sinir sıkışıklıklarına bağlı uyuşmalar ile boyun fıtığına bağlı uyuşuklukların ayrımında önemlidir. Tüm bu tetkikler hastanın gereksinimine göre tek başına veya kombine olarak uygulanabilir.
Boyun fıtığı olan hastaların büyük kısmı cerrahiye gereksinim olmadan iyileşebilmektedir. Konservatif tedavide hastalara ağrı kesici ve kas gevşetici ajanlar, fizik tedavi ve istirahat önerilmektedir. Cerrahi dışı algolojik girişimler yapılabilmektedir. Ancak tüm tedavilere rağmen ağrının devam ettiği, kuvvet kaybı ve yürüme bozukluğu gibi şikayetleri olan hastalarda cerrahi tedavi düşünülmektedir. Boyun fıtığı cerrahisi omuriliğin ve sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırmayı amaçlar. Sıklıkla boynun ön kısmından yapılan cerrahi tercih edilmekle beraber gerekli durumlarda boynun arka kısmından da boyun fıtığı cerrahisi yapılabilmektedir.
